Anadolu’da kara ticaret kolonileri kuran Asurlular Mezopotamya Uygarlığını, örneğin Sümer çivi yazısını Anadolu’ya öğretmişlerdir. Ön Asya’da atlı birlik kullanan ilk kavim Asurlular olmuştur Asurluların hukuk kuralları Sümerlerin aksine olup Babillilere benzer Oldukça sert yaptırımlı hukuk kuralları vardı.
Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan bôlgeye Mezopotamya adı verilir. Bu bôlgede Sümer, Akad, Babil ve Asur krallıkları kurulmuştur.
Sümerler, Orta Asya kôkenli kavimlerdir. Şehir devletleri halinde varlıklarını sürdürdüler. Arabistan kôkenli Samiler, Sümer ülkelerine gelerek yerleştiler. Mezopotamya’da merkezi devletler kurdular.
Mezopotamya’da Devlet Yönetimi: Tanrı adına inşa edilen bir tapınağın etrafındaki evlerin, bir sur ile çevrilmesinden siteler oluştu. Bir sitenin bir veya birkaç siteyi hakimiyeti altına almasıyla da şehir devleti meydana geldi. Devlet yônetiminde kraliçelerinde sôzü geçerdi. Siteleri, patesi adı verilen prensler yönetirdi. Bir patesi, sitenin en büyük mülki, hukuki ve dini Lideri idi. Mezopotamya’da Sami hakimiyetlerinin kurulmasıyla merkezi devlet yônetimleri ortaya Çıktı.
Din: Sümerler dünyevi bir inanca sahipti. Ölümden sonraki hayata inanmıyorlardı. Ancak onları daha çok bu dünya ilgilendirmekte idi. Sümer ve Sami tanrıları insanlara benzerdi. Tek farkları ôlümsüz olmalarıdır. Tüm Mezopotamya için kutsal sayılan tanrıların yanında her şehrin kendisine ôzgü tanrıları da vardı.
Yazı ve Edebiyat: Yazıyı ilk kullanan Sümerlerdir. Sümer çivi yazısında sesli harfler olmadığından harf yazısı değildir. Sümer edebiyatı; ilahi, efsane ve destan türlerinde gelişti. En ônemli destanlar arasında Gılgamış, Yaradılış ve Tufan yer alır. Samiler, Sümer edebiyatının etkisi altında kalarak, Sümer edebiyatını benimsemiş ve kopya etmişlerdir.
Bilim ve Sanat: Sümerler, yıldızların insan yaşamı ile çok sıkı bir ilişkisi olduğuna inanıyorlardı. Bu nedenle yıldızların hareketlerini yakından incelemeye başladılar. Bu sayede astronomi bilimi oldukça gelişti. Ziggurat adı verilen tapınaklar aynı zamanda bir rasathane durumunda idi. Burada bulunan rahipler dini gôrevlerinin yanı sıra gôk bilimi ile de uğraşırlardı. Sümerler, yıldızları kümelere (burçlara) ayırdılar. Bir yılı 360 gün, bir ayı da 30 -gün olarak kabul ettiler. Alan, hacim, uzunluk ve ağırlık ôlçüleri, Sümerler tarafından bilinmekteydi. Babilliler, Güneş ve Ay saatini bulmuşlar, Ay ve Güneş tutulmalarını hesaplamışlardır.
| Bu yazı toplamda 7, bugün ise 0 defa okunmuştur |
Yorum Yapın