26
Oca

Kuran-ı Kerim”de domuz eti ile ilgili ayeti kerimeler.

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim


Bakara (173) :

Allah, size ancak les, kan, domuz eti ve Allah’tan baskası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret olcusunu asmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona gunah yoktur. Suphesiz, Allah cok bagıslayandır, cok merhamet edendir.

 

Maide (3) :

Olmus hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan baskası adına bogazlanan, (henuz canı cıkmamıs iken) kestikleriniz haric; bogulmus, darbe sonucu olmus, yuksekten duserek olmus, boynuzlanarak olmus ve yırtıcı hayvan tarafından parcalanmıs hayvanlar ile dikili taslar uzerinde bogazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Iste butun bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugun kafirler dininizden (onu yok etmekten) umitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugun sizin icin dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin icin din olarak Islam’ı sectim. Kim siddetli aclık durumunda zorda kalır, gunaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse suphesiz ki Allah cok bagıslayıcıdır, cok merhamet edicidir.

 

Enam (145) :

De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında les, akıtılmıs kan, domuz eti -ki o suphesiz necistir- ya da Allah’tan baskası adına kesilmis bir (murdar) hayvandan baska, haram kılınmıs bir sey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret olcusunu asmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Suphesiz Rabbin cok bagıslayandır, cok merhametlidir.

 

Nahl (115) :

Allah size ancak les, kan, domuz eti ve Allah’tan baskası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret olcusunu asmaksızın yemek zorunda kalırsa suphesiz ki Allah cok bagıslayandır, cok merhamet edendir.

 

Acıkca goruluyor ki; Kuran sadece domuz etini yasaklamıstır. Ki onu da zaruret olcusunu asmadan yemek zorunda kalırsanız size gunah yoktur demistir.

 

Kuran okumadan konusanlar, ayetleri islerine geldigi gibi yorumlayanlar veya degistirip yazanlar.. Cezanız diger taraftadır, unutmayın…

 

Leman CESUR

Bulgaristan

| Bu yazı toplamda 98, bugün ise 0 defa okunmuştur |

15
Oca

Ege uygarlığı

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

Girit, Miken ve Yunan uygarlıklarından oluşur. Yunan Uygarlığı
Eski Yunan’da Sümerler ve İyonlarda olduğu gibi şehir devletleri görülür (polis). Merkezi yapının olmaması daha özgür bir ortama; bu durum ise bilim ve felsefenin gelişmesine yol açmışlar.
Eski Yunanda olimpiyat oyunları Yunan kültüründe bütünleşmeye yol açmıştır. Nüfusun artması, Yunanis­tan’ın dağlık bir ülke olması ve artan ticaret ihtiyacı gibi nedenlerle kolonicilik hareketleri başlamış ve yeni yerleşim merkezleri kurulmuştur.
Yunanlılarda çoğu Eskiçağ kavmi gibi çok Tanrıcılığa inanıyorlardı. Eski Yunandaki sınıflar mücadelesi yeni yasaların yapılmasıyla sonuçlanmıştır. Drakon yasaları ile soyluların keyfi yönetimi orta sınıflar lehine sınırlandırılmış, Solon yasalarıyla kölelik kaldırılırken doğuştan soyluluk yasaklanmış, Kilistenes reformlarıyla da halk meclisi en önemli organ haline getirilmiştir. Eski Yunan, dünyada ilk demokrasi örneğine de sahne olmuştur
Girit, Miken Yunan ve Helenizm medeniyeti olarak dört bölümde incelenir.
Girit Medeniyeti: Devamını oku »

| Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 defa okunmuştur |

14
Oca

Bağdaşıklık Ve Bağdaştırma nedir? Örneklemelerle

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

BAĞLAŞIKLIK
Tanım: Bir metinde dil öğelerinin (ek, kelime ve kelime grupları) dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesine (cümle oluşturulmasına) bağlaşıklık (dil bilgisi bağıntısı) adı verilir. Bağlaşıklık cümlede aşağıda unsurların gerçekleşmesinde etkilidir.

1. Bağlaşıklık cümlede anlam belirsizliğini ve bundan kaynaklanan anlatım bozukluğunu engeller.
Ör: Geleceğini annemden duydum.==> “Onun geleceğini annemden duydum.” ve ya “Senin geleceğini annemden duydum.”
Yarışmada birinci olduğuna sevindim. ==> “Senin yarışmada birinci olduğuna sevindim.” Ya da “Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim.”

2. Eklerin eksik veya yanlış kullanılmasına ve bundan doğacak anlatım bozukluğuna engel olur.
Ör: Bu çocuklar fakir ülkenin, savaş nedeniyle gerekli eğitimi alamayan çocuklardır.==>
Bu çocuklar fakir ülkenin, savaş nedeniyle gerekli eğitimi alamayan çocuklarıdır.
Senin en sevdiğim yanın derslerine düzenli çalıştığındır. ==> Senin en sevdiğim yanın derslerine düzenli çalışmandır. Devamını oku »

| Bu yazı toplamda 72, bugün ise 1 defa okunmuştur |

14
Oca

Sünnetin Tarifi, Sünneti Müekkede

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

Günlük Hayatta Sünneti Seniyye
1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.
2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.
4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.
5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.
6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.
7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.
8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.
9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.
10. Saf ipek ve saf altın ümmet-i Muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.
11. Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.
12. Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.
13. Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.
14. Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.
15. Musafahada önce eli uzatan çekmelidir. Biz çekersek buluşmadan memnuniyetsizlik manası çıkabilir.
16. İlmiyle amil din adamları ile adil devlet başkanlarının eli öpülür, beşeri hisleri yok olmuş yaşlı hanımlara selam verilebilir, gerekirse eli de öpülebilir. Yeter ki fitneye sebep olmasın.
17. Hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.
18. Az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. Mütebessim olmak.
19. Çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.
20. Tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. Çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.
21. Konuşmaya Allah’ın adıyla başlamak ve Allah’ın adıyla bitirmek.
22. Nefsi ve dünyalık bir şey için öfkelenmemek. Bir hak zayi olduğunda ve uhrevi meselelerde, Allah ve din hakkı için öfkelenmek. Devamını oku »

| Bu yazı toplamda 45, bugün ise 1 defa okunmuştur |

14
Oca

Hz. Muhammed’in Sünnetleri, Sünnet Nedir? Sünnetin Çeşitleri, Kavlî Sünnet, Fiilî Sünnet, Takrirî Sünnet,

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

Sünnet Nedir?

Sünnet, lûgat mânâsı itibariyle, “gidişat, -iyi ya da kötü- takip edilen yol” demektir. Muhaddîsler, usûlcüler ve fukahâ ıstlahî mânâsı itibariyle sünneti, aşağıdaki ifadelerle tarif etmeye çalışmışlardır:

Muhaddîslere göre sünnet, “Ahkâma ve amele esas teşkil etsin etmesin, yaptıkları ve yapmaktan kaçındıklarıyla Allah Resûlü’nden (sav) -Hanefîler’in nokta-i nazarınca farz, vacib, sünnet, müstehab ve âdâp - bize intikal eden her şeydir.” Yani, Allah Resûlü’nün (sav) şemâilidir, hayat tarzıdır, sîretidir.

Usûlcülerin sünnet anlayışı biraz daha farklıdır. Onlara göre sünnet, “Resûlullah’dan (sav) söz, fiil ve takrir olarak sâdır olan her şeydir.” Yani, Resûlüllah Efendimiz’in (sav) sözleri, davranışları ve ashâbında görüp de menetmediği veya sükûtla tasvip buyurduğu davranışlardır.

Fukahâ ise, sünnete bid’at mukabilinde ve teşrîe, yani farza, vacibe, harama esas teşkil etmesi açısından bakarlar. Bu mânâda sünnet, hadîsle aynı mânâda sayılabilir.

Hadîs, haber vermek ve haber, söz mânâsına bir isimdir. Daha sonraları, Efendimiz’e (sav) nisbet edilen her söz, fiil ve takrire hadîs denmiştir. İbn Hacer, “Şeriat örfünde hadîsten maksat, Efendimiz’e (sav) isnad edilen her şeydir.” der.

Sünnetin Çeşitleri

Bütün bu tariflerden anladığımız hususları şu üç kısma irca’ edebiliriz: Devamını oku »

| Bu yazı toplamda 272, bugün ise 0 defa okunmuştur |

14
Oca

Peygamberimizin Sünnetleri, Peygamber efendimiz ( s.a.v.) sünnetleri

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

• Kapıyı 3 kez bekleyerek çalmak 4 rekat namaz vakti kadar beklemek

* Kapıyı çalarken kapının ya sağında yada solunda beklemek, karşısında durup da içeriyi izlememekÇünkü kapı ilk açıldığında ev sahibinden izinsiz içeriye bakmak haramdır

* Baş ağrıdığında tülbent ile sıkıca sarmak

* Yemeği ayrı tabaklarda değil de ortak tabakta yemek , yerken önünden almak, yemeğin ortasına dokunmamak çünkü bereket ortadan dağılır

* Misafire bir bardak su bile olsa ikramda bulunmakMümkünse etli yemek ikram etmek

* Çörek otu yemekÖlümden başka her derde deva olduğuna dair sahih hadis beyan edilmiştir

* Sofrada yeşillik , evde sirke bulundurmak

* Sofrada sol ayak sol kalçanın altında , sağ ayak karın bölgesine kırılmış vaziyette oturmak , bağdaş kurmamak ,aynı zamanda ayak değiştirmek doymanın alametidir

* Kur’anı Kerim-i hüzünle mümkünse ağlayarak okumak

*Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak(Yemeğin bereketi buradadır)

* Hastanın olduğu yerde çorba pişirmek

* Kabak yemek

* Hapşurunca “Elhamdülüllah” demek diyene “Yerhamukellah” (bayan ise Yerhamukillah) demekAynı kişinin diğerine “Yehdina ve Yehdikümullah” demesi

* Kına yakmak

* (Erkekler için) Eve gelmeden önce hanımına geleceği zamanı bildirmek

* Hediyeleşmek , nitekim hediyeleşmek muhabbeti artırır buyuruyor Efendimiz sav

* Sabah namazının sünneti ve farzı arasında sağ tarafına uzanıp bir miktar uyumak Fıkhi kaidelere göre sadece bu uykunun haricinde uyku abdesti bozar Namaz vakti çıkmadan uyanıp farzı eda etmek

* Namazı cemaatle kılmak

* Dua ederken elleri birleştirmek ve kaşlar hizasına kaldırmak(baş ağrısını giderir)

*Tesbihi parmak ile çekmek

* Kapıya geleni durumu ne olursa olsun boş çevirmemek bir hurma tanesi bile olsa (O dönemde hurma herkeste ve heryerde olmasından dolayı hurma bile olsa buyrulmuştur)

* Sofradan kalkacağı zaman sağ tarafındaki şahıstan izin isteyerek kalkmak

* Ezan-ı Muhammedi okunurken onu müezzinden sonra tekrar etmek

* Ezan-ı Muhammedi okunurken bir pozisyonda olsa hal değiştirmek

Resulullah (saa) buyuruyor ki: “Kim benim sünnetimi ihyâ ederse beni ihyâ etmiştir Beni ihyâ eden cennette benimle birlikte olacaktır”

| Bu yazı toplamda 8, bugün ise 0 defa okunmuştur |

14
Oca

Fatiha suresinin faziletleri

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

Peygamberimiz (S.A.V) bir hadiste bu önemli gerçeği şöyle anlatıyor:

“Allahu Teâlâ buyurdu ki: Ben namaz suresi olan Fatiha’yı kendimle
kulum arasında yarı yarıya paylaştırdım. Yarısı Benim, yarısı da kuluma
aittir. Bu vesile ile kulum bütün istediklerine kavuşacaktır. Devamını oku »

| Bu yazı toplamda 3, bugün ise 0 defa okunmuştur |

14
Oca

Namazın arkasından okunacak dua, namaz bitiminde okunacak dua

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

Bismillâhirrahmânirrahıym. El hamdü lillâhi rabbil âlemiyn. Er rahmânir rahıym. Mâliki yevmid diyn. İyyâke na’büdü ve iyyâke nesteıny. İhdinas sırâtal müstekıym. Sırâtellezîne en’amte aleyhim ğayril mağdûbi aleyhim, velad dâlliyn. Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard. Men zellezî yeşfeu ındehû illâ bi iznih. Ya’lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm. Ve lâ yuhıytûne bi şey’in min ılmihî illâ bi mâ şâ’, vesia kürsiyyühüs semâvâti vel ard, ve lâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azıym. Şehidallâhü ennehû lâ ilâhe illâ hüve vel melâiketü ve ülül ılmi kâimen bil kıst, lâ ilâhe illâ hüvel aziyzül hakiym. Kulillâhümme mâlikel mülki tü’til mülke men teşaü ve tenziül mülke mimmen teşâü ve tuizzü men teşâü ve tenziül mülke mimmen teşâü bi yedikel hayr, inneke alâ külli şey’in kadiyr. Tûlicül leyle fin nehâri ve tûlicün nehâra fil leyli tuhricul hayye minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayyi ve terzuku men teşâü bi ğayri hısâb.

** Resulü Ekrem bu ayeti kerimelerin faziletini şöyle anlatıyorlar:

“Bu ayeti kerimeler nazil oldukları vakit Allah Teâlâ ile aralarında hiçbir perde olmaksızın Arşı İlâhiyyeye yapışarak: ‘ Yâ Rab! Bizi dünyaya ve sana asi olanlara indiriyorsun.’ Dediler. Allah Teâlâ buyrdu ki:

“ Ahdim olsun, sizi her namazın arkasından okuyan kimsenin kusurlarına bakmayarak makamını cennet kılarım. Onu hatiyratül kuds’te iskân ederim. Her gün kendisine yetmiş defa nazar edeceğim. Ve onun yetmiş tane hâcetini yerine getiririm. Onların en küçüğü ise mağfirettir. Onu bütün düşmanlarından muhafaza edip hasedcilerin şerrinden koruyacağım.”

| Bu yazı toplamda 326, bugün ise 4 defa okunmuştur |

14
Oca

Salavat getirmenin faziletleri, Salavat nedir?

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

ALLAHUMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED
Efendimiz Aleyhisselam buyurdu:
- Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktir.
- Üzerime salavat getirirseniz Allah da (c.c) sizin üzerinize salavat getirir.
- Bana salavat getirin. Nerede olursanız olun salavatınız bana ulaşır.
- Allah Teala (C.C) buyurdu: “Bir defa salavat getirene Ben ve meleklerim on defa salavat getiririz.”
- Cuma günü ve geceleri üzerime (100) defa salavat getirenin Allah Teala (c.c) otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.
- Dua ile sema arasında bir engel vardır. Üzerime salavat getirilince engel açılır, dua yerine ulaşır.
- Sünnetimi ihya eden, üzerime salavat getiren, darda kalanlara yardımda bulunanlar kıyamet gününde arşın gölgesinde olacaklardir.
- Sırat üzerinde kalmış, hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm .O anda üzerime getirdigi salavat-i şerife gelip o durumdan onu kurtardı.
- Dün gece acayip bir şey gördüm. Adamın biri Sırat üzerinde düşüp kalkıyordu. O anda üzerime getirdiği salavat geldi. Elinden tuttuğu gibi Sırat’tan geçirdi.
- Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz.,
- Kiyamet günü büyük ecir almak isteyen, üzerime salavat getirsin.
- Cuma günü üzerime (80) kere salavat getirenin seksen senelik günahi affolunur.
- Üzerime salavat getirilmeden yapilan hiçbir dua kabul olunmaz.
- Karsilaşan iki mü ‘min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahlari bagışlanir. - Üzerime (100) defa salavat getirene, Allâh (c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar. Iştiyakla daha fazla getiren için kiyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.
- Üzerime bir günde (1000) defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.
- Cuma günü üzerime (100) defa salavat-i serife getiren kimse kıyamette öyle bir nur ile gelecek ki, eğer o nur bütün mahşer ehline taksim edilse hepsine yeterdi.
- Ömrünü boş yere heba eden kisinin kaybettigi zamani telafi etmesi için salavat-i şerife ile meşgul olmalidir. Eger bütün Ömrünü ibadetle geçirmiş olsan sonra bir defa salavat-i serife getirsen, getirdigin salavat bütün ibadetlerinden daha ağır gelirdi. Çünkü sen kendi gücün nispetinde salavat getirmektesin.
Allah Teala da (C.C) Rububiyyeti hesabıyla senin bir salavatına karşılık sana on salavat getirmektedir.Yani Allah Teala(C.C) sana on defa rahmet nazariyla bakmaktadir.
Allah Teala’nin (C.C) kuluna nazar-i rahmeti; insin, cinnin ibadetinden daha hayirlidir. Çünkü Allah(C.C) bir kuluna rahmeti ile nazar edince o kul azaba dûçar olmaz.
- Allah Teala(C.C), perşembe günü ikindi vakti, melekleri salavat-i şerife getirenlerin ismini yazmak için yeryüzüne gönderir. Cuma günü ve gecesi salavat getirmeyi ihmal etmemelidir.
* Salavat-i Şerife dünya ve ahirette insanin derecesini yüceltir. Onu büyük bir nur sahibi kilar. Kazanci en bol bir ticaret kaynağıdır.

| Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 defa okunmuştur |

24
Eyl

Bayram namazı saatleri

   Yazan: melik   Kategori Dinimizi Bilelim

Ramazan ayı bitiyor… Bayramı sayılı günler kaldı. Diyanet bayram namazı saatlerini açıkladı. Hangi ilde ne zaman kılınacak?
Ramazan Bayramı namazı, Ankara’da 07.25′de, İstanbul’da 07.41′de, İzmir’de 07.46′da, Hakkari’de ise 06.39′da kılınacak.

Diyanet İşleri Başkanlığından aldığı bilgiye göre, illerdeki bayram namazı saatleri şöyle: Devamını oku »

| Bu yazı toplamda 16, bugün ise 0 defa okunmuştur |

Page 1 of 4812345»...Last »

 kays ticaret iskenderun dekorasyon